Euro Bölgesi devlet tahvillerinde satış baskısı Çarşamba günü de devam etti. Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,275’e yükselerek 15 yılın en yüksek seviyesini görürken, Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi 2008’den bu yana ilk kez yüzde 4,13’ün üzerine çıktı. İtalya’nın 10 yıllık tahvil faizi de Mart ayından bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 4,1’in üzerine yükseldi.
Tahvil piyasasındaki satışların temelinde artan enflasyon endişeleri, yüksek kamu borçlanması ve petrol fiyatlarındaki yükseliş bulunuyor. Brent petrolün 92 doların üzerine çıkarak Temmuz sonundan bu yana en yüksek seviyeye ulaşması, enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki baskıyı artırabileceği beklentisini güçlendirdi.
ABD-İran arasındaki çatışmanın sona ermesine yönelik umutların zayıflaması ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizliğin sürmesi de enerji fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artırıyor.
Uzun vadeli tahvillerdeki satışların, yalnızca merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentilerden değil, hükümetlerin artan borçlanma ihtiyacından da kaynaklandığı belirtiliyor. Yapay zeka şirketlerinin yüksek miktarda borçlanması da yatırımcıların sınırlı sermaye için daha yüksek getiri talep etmesine neden oluyor.
Almanya’nın 30 yıllık tahvil faizi yüzde 3,787 ile 2011’den bu yana en yüksek seviyeye çıkarken, Fransa’nın 30 yıllık tahvil faizi yüzde 4,92’ye yükselerek 2008 sonrası zirvesini gördü.
Almanya’nın gerçekleştirdiği 3,8 milyar Euro’luk 10 yıllık tahvil ihracında talebin beklentilerin altında kalması da piyasadaki temkinli havayı ortaya koydu. Para piyasalarında yatırımcılar, Avrupa Merkez Bankası’nın yıl sonuna kadar yaklaşık 45 baz puanlık ek sıkılaşma yapmasını fiyatlıyor.
ABD tahvil piyasasındaki görece sakin seyir ise küresel satış dalgasının şimdilik daha fazla derinleşmesini sınırlayan unsurlar arasında yer aldı.
mugisnot.com