Oxford Economics, enerji fiyatlarındaki sert düşüşün enflasyon baskılarını hafiflettiğini belirterek, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu ay gerçekleştirdiği faiz artışının ardından yeni bir adım atmasını artık beklemediğini açıkladı.
Kurum, zayıf talep ve yavaşlayan iş gücü piyasasının da ikinci tur enflasyon etkilerini sınırladığını vurguladı.
Benzer şekilde Capital Economics, ECB için “tek ve tamam” senaryosunu benimseyen, Nomura ve RBC Capital Markets da bu yıl bekledikleri faiz artışı sayısını aşağı yönlü revize etti.
Brent petrolün Hürmüz Boğazı’ndan sevkiyatların yeniden hızlanmasıyla savaş dönemindeki tüm kazanımlarını silmesi ve varil başına 72,5 doların altına gerilemesi, enflasyon görünümünü iyileştiren temel unsur olarak öne çıktı.
Buna karşın ECB Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, mevcut yüzde 3,2 seviyesindeki enflasyonun orta vadede yüzde 2 hedefine dönmesi için ilave sıkılaşmanın hâlâ gerekli olabileceğini söyledi. Schnabel, enerji arzının savaş öncesi düzeylere dönmesinin zaman alabileceğini ve para politikası yapıcılarının temkinli kalması gerektiğini ifade etti.
Barclays Başekonomisti Christian Keller ise ECB’nin bir faiz artışı daha yapabileceğini ancak faizlerin yüzde 2,5 seviyesinde zirve yapma ihtimalinin artık oldukça güçlendiğini belirtti.
RBC son artışın Eylül’de gelebileceğini öngörürken, Nomura Eylül ve Aralık aylarında iki ek faiz artışı beklemeyi sürdürüyor.
ECB Başkanı Christine Lagarde ise bankanın gelişmelere göre duruşunu değiştirmeye hazır olduğunu, ancak şu aşamada daha agresif bir politika tepkisini gerektirecek bir durum görmediğini söyledi.
mugisnot.com