Morgan Stanley Baş ABD Hisse Stratejisti ve CIO’su Mike Wilson, geleneksel 60/40 portföyünün özellikle 2022’de hisse ve tahvillerin birlikte gerilemesiyle önemli bir sınav verdiğini belirtti.
Wilson’a göre bu durum, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmek için altın gibi farklı varlıklara yönelmesini gerekli kılıyor.
Altını getiri sağlayan bir yatırım aracından ziyade savunma amaçlı bir varlık olarak değerlendiren Wilson, tahvil yatırımlarında vadenin azaltılabileceğini ve altın gibi farklı varlıklara yönelmesini gerekli kılıyor.
Altını getiri sağlayan bir yatırım aracından ziyade savunma amaçlı bir varlık olarak değerlendiren Wilson, tahvil yatırımlarında vadenin azaltılabileceğini ve altının enflasyona karşı korunma sağlayabileceğini ifade etti. Bitcoin‘in de benzer şekilde portföylerde savunma işlevi görebileceğini söyledi.
Wilson, 2026’da emtia ağırlıklı güçlü bir yatırım rotasyonu yaşandığına dikkat çekerek altın ve gümüşün ardından nadir toprak elementleri, metal, enerji ve yarı iletken hisselerine yönelim görüldüğünü belirtti. Bu varlıkların ortak özelliğinin emtia bağlantılı olmaları olduğunu vurguladı.
Morgan Stanley ise altın için uzun vadede olumlu görüşünü koruyor. Banka, güçlü ETF girişlerinin gerçekleşmesi halinde 2026’nın ikinci yarısında altının 5200 dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor. Ancak yüksek faizler, güçlü reel getiriler ve ETF talebindeki zayıflık altının yükselişini sınırlayan temel riskler arasında gösteriliyor.
Bankaya göre Fed’in faiz politikasındaki gevşeme beklentilerinin güçlenmesi ve reel getirilerin gerilemesi altın için önemli bir destek sağlayabilir. Buna karşılık yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu canlı tutması ve faiz indirimlerinin ötelenmesi, getiri sağlamayan altının taşıma maliyetini artırarak değerli metal üzerinde baskı oluşturabilir.
mugisnot.com