Wall Street’in önde gelen bankaları, 2026’nın üçüncü çeyreğinde sermaye piyasalarındaki yavaşlamanın etkisini hissetti. Yükselen tahvil faizleri, yapay zekâ hisselerindeki dalgalanmalar ve jeopolitik belirsizlikler, şirket birleşme ve satın almaları (M&A) ile halka arzlara yönelik beklentileri zayıflattı.
Bu gelişmeler, yatırım bankacılığı gelirlerinin önceki çeyreğe kıyasla daha yavaş büyümesine neden oldu. LSEG verilerine göre JPMorgan Chase, 2023’ün son çeyreğinden bu yana ilk kez kâr beklentilerini karşılayamadı. Bank of America da piyasa tahminlerinin altında kaldı.
Goldman Sachs, Wells Fargo, Citigroup ve Morgan Stanley ise kâr beklentilerini aşmasına rağmen hisselerinde belirgin bir yükseliş sağlayamadı. Yatırımcıların, beklentileri aşan sonuçları önceki çeyreklerdeki performansa kıyasla daha sınırlı bulduğu belirtildi. Bankaların işlem masalarında da farklı bir görünüm ortaya çıktı.
Hisse senedi piyasalarındaki hareketlilik, hisse işlemlerinden elde edilen gelirleri desteklerken sabit getirili menkul kıymet işlemleri daha zayıf performans gösterdi. Piyasa oynaklığı genellikle yatırımcıların portföylerini yeniden düzenlemesi ve riskten korunma işlemlerini artırmasıyla alım satım faaliyetlerini desteklese de bu etki tüm varlık gruplarına eşit yansımadı.
Öte yandan tüketici bankacılığı, sektörün güçlü alanlarından biri olmayı sürdürdü. Kredilerden elde edilen faiz gelirleri ile mevduata ödenen faiz arasındaki farkı ifade eden net faiz geliri yükseldi. Banka yöneticileri, tüketici harcamalarının ve kredi talebinin dirençli kaldığını belirtti.
Fed’in eylül ayındaki faiz artışının da net faiz gelirlerini desteklemesi bekleniyor. Genel görünüm, büyük bankaların güçlü tüketici bankacılığı faaliyetlerine rağmen sermaye piyasalarındaki belirsizliklere karşı hassasiyetini koruduğunu ortaya koydu.
Birleşme ve satın almalar ile halka arzlarda beklenen toparlanmanın gecikmesi, yatırım bankacılığı gelirleri üzerindeki baskının devam edebileceğine işaret ediyor.
mugisnot.com