Rusya, artan federal bütçe açığını finanse etme baskısı altında altın rezervlerini azaltmayı sürdürüyor. Rusya Merkez Bankası’nın açıkladığı son verilere göre ülke, eylül ayında 200 bin troy ons, yani yaklaşık 6,2 ton altın sattı. Bu işlemlerin ardından ülkenin resmi altın varlığı 72,8 milyon troy ons seviyesine gerileyerek 2264 ton oldu. Böylece rezervler, 2019 sonundan bu yana en düşük düzeyine indi.
Rusya’nın altın rezervlerindeki düşüş, Aralık 2025’ten bu yana yaklaşık 62 tona ulaştı. Merkez bankası, altın varlıklarını art arda 10 aydır azaltıyor. Bu tablo, Moskova’nın 2022’de Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinden önce izlediği rezerv biriktirme politikasından belirgin bir uzaklaşmaya işaret ediyor.
Ülkenin altın rezervlerinin parasal değeri de eylül sonunda 301,6 milyar dolara geriledi. Bu tutar, bir önceki ay kaydedilen 333,5 milyar doların altında kaldı. Rusya’nın 2026 yılında askeri ve güvenlik harcamalarının toplam federal harcamaların yüzde 38’ini oluşturmasının öngörülmesi, kamu maliyesi üzerindeki baskının boyutunu ortaya koyuyor.
Rusya, yıllık 300 tonu aşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci altın üreticisi konumunda bulunuyor. Ülkenin merkez bankası geçmişte dünyanın önde gelen resmi altın alıcıları arasında yer alırken, 2022’de başlayan savaşın ardından alımları azaldı. Çin Merkez Bankası (PBOC) ise son yıllarda önemli altın alıcıları arasında bulunmayı sürdürüyor.
Bloomberg’in 2025’in ilk yarısına ilişkin verilerine göre Çin’in Rusya’dan altın ve gümüş dahil kıymetli metal cevherleri ile konsantreleri ithalatının değeri, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 80 artarak 1 milyar dolara çıktı. Bununla birlikte Rusya’nın Çin’e altın ihracatındaki değer artışının bir bölümünde altın fiyatlarındaki yükselişin de etkisi bulunuyor. Kaynakta, altının spot fiyatının son 12 ayda yaklaşık yüzde 43 arttığı belirtiliyor.
Rusya’da bireysel yatırımcıların altına ilgisi de güçlü seyrediyor. Tasarruflarının değerini korumak isteyen tüketicilerin talebiyle ülkedeki perakende altın alımları 2024’te 75,6 tona ulaşarak rekor kırdı. Bu miktar, Rusya’nın yıllık altın üretiminin yaklaşık dörtte birine karşılık geldi.
Rusya’nın rezerv satışı, altın piyasasında merkez bankalarının davranışlarının tek yönlü olmadığını gösteriyor. Bazı merkez bankaları rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla altın alımlarını sürdürürken Rusya, bütçe finansmanı baskısı altında satış yapıyor. Bu ayrışma, resmi sektör talebinin altın fiyatları üzerindeki etkisini değerlendirirken önem taşıyor.
Bununla birlikte Rusya’nın satışları tek başına altın fiyatlarının düşeceği anlamına gelmiyor. Altın fiyatları; diğer merkez bankalarının alımları, yatırım fonlarının işlemleri, jeopolitik riskler, doların seyri ve faiz beklentileri gibi birçok etkene bağlı. Rusya’nın rezerv azaltımı piyasaya ek arz sağlayabilecek bir gelişme olsa da fiyat üzerindeki net etki, küresel talebin bu arzı ne ölçüde karşıladığına bağlı olacak.
Altın yatırımcıları açısından izlenmesi gereken temel nokta, Rusya’nın satışlarının devam edip etmeyeceği ve diğer resmi alıcıların talebinin nasıl değişeceği. Bu iki eğilim, küresel altın piyasasındaki arz-talep dengesini anlamak bakımından önem taşıyor.
mugisnot.com