İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin genişlemesine karşı artık yalnızca eleştiriyle yetinemeyeceklerini belirterek, yerleşimlerde üretilen malların İngiltere’ye girişini yasaklayacaklarını açıkladı.
İngiltere, Fransa ve Kanada’nın kararı, İsrail’e yönelik artan diplomatik baskının yeni bir adımı oldu.
Miliband, Batı Şeria’daki işgalin hukuka aykırı olduğu görüşünü yinelerken, yerleşimlerin genişlemesinin Filistinlilerin gelecekteki bağımsız devleti için öngörülen toprak büyüklüğünü tehdit ettiğini söyledi. Özellikle Kudüs yakınlarındaki E1 yerleşim projesi, iki devletli çözüm açısından temel risklerden biri olarak gösteriliyor.
Kararın İngiltere ile İsrail arasındaki yaklaşık 6 milyar sterlinlik yıllık ticaret üzerinde büyük bir ekonomik etki yaratması beklenmiyor. Yerleşimlerden gelen ürünler İsrail’in toplam ticaretinin küçük bir bölümünü oluştururken, bunların önemli kısmını tarım ürünleri, taze gıda ve şarap oluşturuyor.
İsrail cephesinden ise karara sert tepki geldi. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İngiltere’nin Tel Aviv Büyükelçisi’nin sınır dışı edilmesini isterken, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir İngiltere’nin Doğu Kudüs’teki konsolosluğunun kapatılması çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog da İngiltere’yi yaklaşan seçimlere müdahale etmekle suçladı.
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de yaptırımları eleştirerek bunların Yahudilere karşı ayrımcılık anlamına geldiğini savundu. İngiltere ise 2025’te Filistin devletini tanımış, Haziran ayında da Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini finanse eden ve destekleyen İsrail bağlantılı ağlara yaptırım uygulamıştı.
mugisnot.com