HSBC Baş Kıymetli Madenler Analisti James Steel, İran çatışmasının emtia piyasalarında sert dalgalanmalara yol açmasına rağmen altının kriz dönemindeki rolünü başarıyla yerine getirdiğini söyledi.
Steel, özellikle Çin kaynaklı talebin güçlü kalmaya devam ettiğini belirterek, Şanghay Altın Borsası’ndaki yaklaşık 20 dolarlık primin dikkat çekici olduğunu ifade etti. Bu durumun Çin’de kurumsal yatırımcı talebinin güçlendiğine işaret ettiğini kaydetti.
Analiste göre Çin ve Hindistan’daki düzenleyici değişiklikler, büyük kurumsal yatırımcıların altına erişimini artırdı. Çin’de sigorta şirketlerinin, Hindistan’da ise varlık yöneticilerinin altın biriktirmesine izin verilmesi talebi destekleyen önemli faktörler arasında gösterildi.
Steel ayrıca Çin Merkez Bankası’nın (PBOC) son verilerde 8,1 ton altın alımı gerçekleştirdiğini ve bunun da dikkat çekici bir destek unsuru olduğunu söyledi.
Ocak ayında ons altın fiyatının 5400 dolar seviyesine yükselmesinin ardından yaşanan düşüşü değerlendiren Steel, piyasada aşırı uzun pozisyon oluştuğunu ve sonrasında kâr realizasyonlarının hızlandığını ifade etti.
Altının İran saldırıları sonrası değer kaybetmesinin bazı çevrelerde “güvenli liman özelliğinin başarısızlığı” şeklinde yorumlandığını belirten Steel, bu görüşe katılmadığını söyledi.
Analist, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon korkularını artırdığını, tahvil faizleri ve doların yükseldiğini, hisse senetlerinin ise gerilediğini belirterek yatırımcıların bu süreçte likidite ihtiyacı nedeniyle altın sattığını ifade etti.
Steel, “Altın bir anlamda sigorta poliçesiydi ve bu sigorta poliçesi nakde çevrildi” değerlendirmesinde bulundu.
HSBC’ye göre altın, hem fiziksel bir varlık olması hem de yüksek likidite sunması nedeniyle yatırımcılar açısından benzersiz bir konumda bulunuyor. Steel, birçok portföy yöneticisinin daha önce hiç yer vermedikleri altını artık alternatif yatırım aracı olarak değerlendirmeye başladığını söyledi.
HSBC stratejisti Willem Sels ve Lucia Ku da kısa süre önce yayımladıkları değerlendirmede, artan jeopolitik riskler ve yükselen varlık korelasyonları nedeniyle altının portföy çeşitlendirmesi açısından önemini koruduğunu vurguladı.
Banka, son dönemdeki geri çekilmeye rağmen orta ve uzun vadede altın konusunda pozitif görüşünü sürdürürken, merkez bankası alımları ve küresel belirsizliklerin fiyatları desteklemeye devam edeceğini belirtti.
HSBC analistleri ayrıca 2026 yılında altının zaman zaman riskli varlık gibi hareket ettiğini, özellikle kaldıraçlı yatırımcıların piyasa stresi dönemlerinde satış yapmak zorunda kaldığını ifade etti.
Buna rağmen küresel ölçekte hızlanan “dolarsızlaşma” eğiliminin uzun vadede altın için güçlü bir yatırım hikayesi sunduğu kaydedildi.
mugisnot.com