HSBC Asset Management stratejistlerine göre altın, yılın başında 5.000 doların üzerine çıkan güçlü yükselişin ardından ivme kaybetse de yatırım portföylerindeki stratejik önemini koruyor. Jeopolitik parçalanma, merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme eğilimi ve borç ile enflasyona ilişkin endişeler, değerli metale yönelik talebi destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Bununla birlikte yüksek petrol fiyatları, artan faizler ve yükselen tahvil getirileri altın üzerinde baskı oluşturuyor. HSBC, özellikle ABD Hazine tahvili getirilerinin altının fiyat hareketlerinde belirleyici olduğunu değerlendiriyor. Getirilerin yükselmesi, faiz kazancı sağlamayan altını elde tutmanın fırsat maliyetini artırarak fiyatları baskılayabiliyor.
HSBC stratejistleri, 2026’da altının hisse senedi piyasalarındaki geri çekilmeleri dengelemekte geçmişe kıyasla daha az etkili olduğunu belirtti.
Rapora göre altın ve hisse senetlerinde aynı anda yaşanan satışlarda, kaldıraçlı pozisyon taşıyan yatırımcıların teminat tamamlama ihtiyacı önemli rol oynayabiliyor. Nakit yaratmak isteyen yatırımcılar, altın pozisyonlarını da kapatmak zorunda kalabiliyor.
Bu nedenle altın, çok kutuplu dünyada sistemik risklere karşı portföyleri çeşitlendirme aracı olmayı sürdürse de kısa vadeli piyasa dalgalanmalarına karşı kesintisiz koruma sağlamıyor. HSBC, yatırımcıların tek bir varlığa güvenmek yerine farklı varlık türleriyle çeşitlendirmeye önem vermesi gerektiğini vurguluyor.
HSBC, kısa vadede yüksek reel faizler ve güçlü dolar nedeniyle altının belirli bir fiyat aralığında hareket edebileceğini öngörüyor. Buna karşılık merkez bankalarının alımları, borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelik istikrarlı girişler ve portföy çeşitlendirme talebinin orta vadede fiyatları desteklemesi bekleniyor.
HSBC Küresel Yatırım Direktörü Willem Sels ve Küresel Servet İçgörüleri Başkanı Lucia Ku, temmuz ayında yayımladıkları değerlendirmede de altının yıl sonuna kadar yükseliş potansiyelini koruduğunu belirtmişti.
HSBC’nin Değerli Metaller Başanalisti James Steel ise mayıs ayında, İran savaşı sırasında altındaki geri çekilmenin güvenli liman özelliğinin kaybolduğu anlamına gelmediğini savunmuştu. Steel, yükselen petrol fiyatlarıyla birlikte enflasyon endişelerinin, tahvil getirilerinin ve doların yükselmesinin finansal piyasalarda nakit ihtiyacını artırdığını; altın satışlarının da bu ihtiyacın bir sonucu olarak görülebileceğini ifade etmişti.
Steel ayrıca Çin’de altın talebinin güçlü seyrettiğine dikkat çekerek, talebin geleneksel mücevher ve küçük külçelerden ziyade kurumsal alımlara ve büyük külçelere doğru kaydığına işaret etmişti.
HSBC’nin temel mesajı, altının uzun vadeli portföy çeşitlendirmesindeki rolünü koruduğu ancak kısa vadeli hisse senedi kayıplarına karşı tek başına güvenilir bir kalkan olarak görülmemesi gerektiği yönünde.
mugisnot.com