Yatırımcıların Ağustos tatilinden dönmesiyle birlikte küresel piyasalarda risk gündemi yoğunlaşacak. İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarında yaşanan dalgalanma, merkez bankalarının para politikalarına ilişkin belirsizlik ve artan kamu borçları piyasaların yakından izleyeceği başlıklar arasında bulunuyor.
ABD Merkez Bankası (Fed) ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) toplantıları, Anthropic’in olası halka arzı ve Avrupa’daki bütçe tartışmaları Eylül ayında piyasaların yönünü belirleyebilecek başlıklar arasında öne çıkıyor.
İran savaşı, piyasalar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Petrol ve doğal gaz fiyatları, özellikle Hürmüz Boğazı’nın ne zaman ve hangi koşullarda yeniden açılacağına ilişkin beklentilerle dalgalanıyor.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş enerji şirketlerine destek olurken, yüksek enerji maliyetleri büyük tüketiciler üzerinde baskı oluşturuyor. Artan maliyetlerin enflasyonu yukarı çekmesi ise tahvil piyasalarını olumsuz etkiliyor.
Kısa vadede İran ile Umman arasındaki Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin görüşmeler takip edilirken, uzun vadede enerji ticaretinin boğaza bağımlılığını azaltabilecek alternatif boru hatları ve bölgesel ittifaklar gündeme geliyor.
Eylül ayında piyasalar açısından en kritik gündemlerden biri Fed ve BOJ’un faiz kararları olacak.
Fed, 16 Eylül’de toplanacak. Piyasalar faiz artırımına yaklaşık yüzde 40 ihtimal verirken, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın karar kadar önemli görülen mesajları yakından takip edilecek.
Japonya’da ise BOJ’un 18 Eylül’de faiz artırması bekleniyor. Daha önce yenin değerini desteklemek amacıyla müdahalede bulunan Japonya’da merkez bankasının vereceği mesajlar, tahvil piyasası açısından da önem taşıyor.
Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 3 seviyesine yaklaşarak 1990’ların ortasından bu yana en yüksek seviyelerine yükselmiş durumda.
Yapay zeka yatırımlarına yönelik iyimserliğin de Eylül ayında önemli bir sınavdan geçmesi bekleniyor.
Anthropic’in halka arz hazırlıkları, yapay zeka şirketlerinde oluşan yüksek değerlemelerin sürdürülebilirliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirebilir. Şirketin 1 trilyon dolarlık bir değerlemeyle halka arz edilmesi, onu dünyanın en büyük halka açık şirketleri arasına sokabilir.
Yatırımcı ilgisinin yapay zeka temasında zayıflaması durumunda bunun yalnızca yeni halka arzları değil, yapay zeka altyapısına yönelik beklentilerle yüksek değerlemelere ulaşan Nvidia ve Microsoft gibi büyük teknoloji şirketlerini de etkileyebileceği belirtiliyor.
Avrupa’da ise özellikle Fransa’nın bütçe süreci piyasaların radarında olacak. Fransız hükümetinin önümüzdeki haftalarda parlamentoya sunması beklenen bütçe tasarısı, kamu açığını kontrol altına alma çabalarının yanı sıra tahvil piyasasındaki riskleri de gündeme taşıyacak.
2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi baskının arttığı Fransa’da, bütçe görüşmeleri nedeniyle OAT tahvil faizlerinde yükseliş riski bulunuyor.
Almanya’da ise Başbakan Friedrich Merz’in siyasi desteğindeki zayıflama ve aşırı sağcı AfD’nin bazı bölgesel seçimlerde güç kazanma ihtimali takip edilecek.
İngiltere’de Başbakan Andy Burnham hükümetinin büyümeyi destekleme politikaları, kamu maliyesindeki kısıtlamalar nedeniyle piyasaların dikkatinde olacak.
Eylül ayında İşçi Partisi Konferansı, Ekim’de ise bütçe açıklaması hükümetin ekonomi politikaları açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor.
İngiltere’nin 10 yıllık borçlanma maliyetleri Mayıs’ta ulaştığı 18 yılın zirvesinden gerilese de yüksek seviyesini koruyor. Hükümetin mali kuralları esnetmeye yönelik olası adımlarının tahvil piyasasında yeni bir baskı yaratabileceği değerlendiriliyor.
Kasım ayında yapılacak ABD ara seçimleri öncesinde seçim kampanyalarının Eylül’de hız kazanması bekleniyor. Bu süreçte özellikle benzin fiyatları ABD’li tüketicilerin ve siyasetçilerin gündeminde olacak.
İran savaşı nedeniyle ABD’de ortalama benzin fiyatı galon başına 4 doların üzerine çıkarken, Ocak ayında bu rakam 3 doların altındaydı.
Yüksek enerji fiyatlarının enflasyon ve tüketici harcamaları üzerindeki etkisi seçim gündemiyle birleşirken, ABD yönetiminin uzun vadeli tahvil faizlerini aşağı çekme çabaları da önem kazanacak.
Böylece küresel piyasalar Eylül ayında jeopolitik gerilimden merkez bankalarına, yapay zeka hisselerinden kamu borçlarına ve seçimlerden bütçe politikalarına kadar geniş bir risk yelpazesini takip edecek.
Özellikle Fed ve BOJ kararları ile Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler kısa vadede piyasa volatilitesini artırabilecek başlıklar olarak öne çıkarken, Avrupa’daki bütçe tartışmaları ve Anthropic’in halka arz süreci yatırımcıların risk iştahı açısından belirletici olabilir.
mugisnot.com