İngiltere’de başbakan olmaya hazırlanan Andy Burnham, radikal reform vaatlerini mevcut mali kuralları koruyarak hayata geçireceğini açıkladı. Ancak uzmanlar, zayıflayan ekonomik görünüm ve artan harcama ihtiyaçlarının Burnham’ın mali disiplin hedeflerini zorlaştırabileceğini ifade ediyor.
Mart ayında İngiltere Bütçe Sorumluluk Ofisi (OBR), hükümetin 2029/30 mali yılında 24 milyar sterlin cari bütçe fazlası verebileceğini öngörmüştü. Ancak bu tahmin, Orta Doğu’da İran savaşı öncesindeki ekonomik görünüm esas alınarak hazırlanmıştı.
Bank of America (BofA) ise son değerlendirmesinde mali hareket alanının 19 milyar sterline gerilediğini hesapladı.
Burnham, seçim vaatleri doğrultusunda çalışan kesimin vergilerini artırmayacağını söylerken, aynı zamanda mali kurallara bağlı kalacağını vurguluyor. Bu durumun kamu harcamalarını finanse etmeyi zorlaştırabileceği belirtiliyor.
Ekonomistler, yeni hükümetin geçmişte olduğu gibi bütçe açığını kapatacak tedbirleri ileriki yıllara erteleme yoluna gidebileceğini düşünüyor. Böylece kısa vadede harcamalar artırılırken, mali sıkılaşmanın seçim sonrasına bırakılması mümkün olabilir.
Şimdilik İngiltere tahvil piyasasında belirgin bir endişe görülmese de uzmanlar yatırımcıların mali kuralların yaratıcı muhasebe yöntemiyle aşılmasına karşı eskisinden daha hassas olduğunu belirtiyor.
CG Asset Management’tan Emma Moriarty, tahvil yatırımcıları açısından önemli olanın borçlanmanın gerekçesinden çok miktarı olduğunu söyledi.
Moriarty, şirketin olası mali risklere karşı kısa vadeli ve enflasyona endeksli İngiltere tahvillerini tercih ettiğini ifade etti.
Öte yandan bazı ekonomistler, altyapı yatırımlarını desteklemek amacıyla daha fazla kamu borçlanmasının mümkün olduğunu savunsa da piyasalarda mali tamponun daha da zayıflamasının yeni dalgalanmalara yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
mugisnot.com