Trump’ın Ekonomi Yönetiminde Zorluklar Devam Ediyor
ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyasında enflasyonla mücadele konusunda iddialı vaatlerde bulunmasına rağmen, görev süresi boyunca fiyatları düşürmenin beklenildiği kadar basit olmadığını deneyimlemekte. Ekonomistler, enflasyonun siyasi söylemlerle kontrol altına alınamayacağını ve piyasa dinamiklerinin bu tür baskılara karşı direnç gösterdiğini ifade ediyorlar.
Seçim Öncesi Memnuniyetsizlik Artıyor
Kasım ayında gerçekleştirilecek önemli Kongre seçimlerine 10 ay kala, Trump’ın ekonomik yönetimine yönelik memnuniyetsizlik giderek artış gösteriyor. Reuters/Ipsos anketine göre, Amerikalıların sadece %36’sı Trump’ın ekonomi yönetimini onaylıyor. Bu oran, başkanlık görevine başladığı döneme göre belirgin bir azalmayı işaret ediyor.
Beyaz Saray, son zamanlarda seçmenlerin hayat pahalılığına olan tepkisini azaltmak amacıyla bazı popülist öneriler üzerinde duruyor. Kredi kartı faizlerine %10 tavan, kurumsal yatırımcıların konut alımlarına sınırlama ve mortgage faizlerini düşürmek için kamu destekli alımlar gibi adımlar gündeme gelmiş durumda. Ancak uzmanlar, bu önlemlerin kısa vadede fiyatlar üzerinde anlamlı bir etki yaratmasının zor olduğunu belirtiyor.
Ekonomik Müdahalelerin Sınırlı Etkisi
Cumhuriyetçi stratejistlere göre, ABD’nin 30 trilyon dolarlık büyüklüğü, başkanlık müdahalelerinin etkisini sınırlamakta. Trump’ın bir yandan “enflasyon bitti” söylemini sürdürmesi, diğer yandan hayat pahalılığına karşı önlem açıklamaları arasında bir mesaj karmaşası yaşanıyor.
Veriler, Trump’ın iddialarının tersine, tüketici fiyatlarının gıda ve kira gibi kalemlerde yükselmeye devam ettiğini ve istihdam artışının zayıf seyrettiğini gösteriyor. Göreve geldiğinde %3 olan enflasyon, yıl sonunda %2.7 seviyesine gerilese de hala hedeflerin üzerinde kalmaya devam ediyor.
Kredi Kartı Faiz Tavanının Etkileri
Ekonomistler, özellikle kredi kartı faiz tavanının düşük gelirli kesimlerin krediye erişimini kısıtlayabileceği ve konut yatırımcılarına yönelik yasakların kira artışlarını tetikleyebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Eski Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester, açıklanan politikaların niyetinin iyi olduğunu ancak bütüncül bir çerçeve sunmadığını belirtiyor.
Diğer yandan, Trump’ın Venezuela, İran ve Küba gibi dış politika konularına yoğunlaşması, ekonomi ve sağlık gibi seçmenlerin öncelikli gündemlerinden uzaklaştığı eleştirilerini güçlendiriyor. Cumhuriyetçi danışmanlara göre, seçmen davranışını nihai olarak cüzdanlarındaki tablo belirleyecek ve iç ekonomik riskler, Trump için dış politikadan çok daha büyük bir sınav oluşturacak.
mugisnot.com