HSBC Raporu: Türkiye Ekonomisinde 2025 ve 2026 Beklentileri
HSBC Global Investment Research’ün yayımladığı “Türkiye-Çoklu Varlık Görünümü” raporunda, 2025 yılı iç ve dış şoklara rağmen ekonominin dayanıklılığını koruyacağını ortaya koydu. Rapor, bu olumlu görünümün 2026 yılında da devam edeceğine dikkat çekiyor.
Dezenflasyon Süreci ve Cari Açık Tahminleri
Banka, baz senaryolarında kademeli fakat istikrarlı bir dezenflasyon süreci öngörüyor. 2025 yılında daralan cari açığın, 2026 yılında kısmen genişleyebileceği ancak bunun yönetilebilir seviyelerde kalacağı belirtiliyor.
Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) net rezerv pozisyonunda kayda değer bir iyileşme sağladığına dikkat çekildi. Brüt rezervlerin 200 milyar doların üzerine çıktığı ifade ediliyor.
Siyasi İklim ve Para Politikası
HSBC, siyasi arenada erken seçim ihtimalinin devam ettiğini belirtirken, mevcut senaryoda para politikasının dezenflasyonu destekleyecek şekilde sıkı kalacağını ifade etti. İç siyasi görünümde belirsizliklerin sürdüğü, jeopolitik risklerin ise tamamen ortadan kalkmadığı vurgulanıyor.
Bankanın tahminlerine göre, dolar/TL kurunun 12 ay içinde 48 seviyelerinde kalması bekleniyor. Bu tahmin, yüksek enflasyon ortamında sınırlı bir reel değerlenmeye işaret ediyor. TCMB’nin dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla kontrollü reel değerlenmeye alan tanıyabileceği ifade ediliyor.
Yatırım Görünümü ve Hisse Senedi Önerileri
HSBC, Türk tahvillerine dair olumlu görüşünü korurken, hisse senetlerinde ağırlık artırma tavsiyesini sürdürdü. Ocak ayında yerel tahvillere 4,2 milyar dolarlık bir yatırım girişi yaşandı. Yılbaşından bu yana hisse senetlerine yaklaşık 1,5 milyar dolar net yabancı girişi kaydedildi.
Yabancı yatırımcıların swap piyasasındaki pozisyonlarının ve bankaların bilanço dışı FX pozisyonlarının yüksek seyrini koruduğu raporda vurgulandı. 2026 yılı ise Türkiye için kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. HSBC’ye göre, yatırım hikayesi yalnızca carry trade fırsatlarıyla sınırlı kalmayacak; başarılı bir dezenflasyon süreci ve ardından yapılacak yapısal reformlarla kalıcı bir dönüşüm mümkün olacak.
Enflasyon ve Faiz Beklentileri
Bankanın ekonomistleri, 2026 yılı sonuna kadar enflasyonun %20 seviyelerine gerileyeceğini öngörüyor. Bu düşüş, yıl boyunca toplamda 1.150 baz puanlık agresif faiz indirimlerine zemin hazırlayabilir. Faizlerdeki bu gerilemenin, Türkiye’nin özkaynak maliyetini düşürerek hisse senedi değerlemelerinde güçlü bir toparlanmayı destekleyeceği ifade ediliyor.
HSBC, Türkiye’nin stratejik konumunun henüz piyasa tarafından tam olarak fiyatlanmadığını düşünüyor. Suriye, Gazze, Ukrayna ve Lübnan’ın yeniden inşasında Türkiye’nin önemli bir rol oynayabileceği, bu durumun özellikle çimento, sanayi ve enerji sektörlerinde yukarı yönlü sürprizler barındırabileceği kaydediliyor. Ancak bunun gerçekleşmesi için para politikasında ortodoks bir çizginin korunması ve reform ajandasının kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor.
mugisnot.com