ABD Başkanı Donald Trump tarafından Fed başkanlığına aday gösterilen Warsh, Senato’daki onay oturumunda merkez bankasının bağımsızlığının yalnızca faiz politikasıyla sınırlı olmadığını ve uluslarası finans gibi alanlarda Beyaz Saray ile Kongre’yle yakın çalışılması gerektiğini söyledi.
Bu açıklamalar, Fed’in gelecekte küresel krizlerde hızlı ve bağımsız hareket edip etmeyeceği konusunda soru işaretleri yarattı. Çünkü ABD doları, dünya genelinde en yaygın kullanılan rezerv para birimi konumunda bulunurken, Fed de küresel finans sisteminin en önemli “son kredi mercii” olarak görülüyor.
Fed halihazırda Avrupa Merkez Bankası (ECB), Japonya Merkez Bankası (BOJ), İngiltere Merkez Bankası (BOE) ve Kanada Merkez Bankası gibi büyük kurumlara swap hatları üzerinden ihtiyaç duyulduğunda dolar likiditesi sağlıyor.
Bu mekanizma özellikle finansal kriz dönemlerinde piyasalardaki panik satışlarını önlemek için kritik rol oynuyor.
Merkez bankacıları ise Warsh’ın açıklamalarının, dolar likiditesinin siyasi kararlara bağlı hale gelebileceği endişesini doğurduğunu belirtiyor.
Yetkililere göre böyle bir değişim, ülkelerin dolar bağımlılığını azaltma çabalarını hızlandırabilir ve küresel piyasalarda dalgalanma yaratabilir.
Bir ECB yetkilisi, “Dünya dolara bağlı ve doların kolay erişilebilir olmaması halinde bedelini herkes öder; buna ABD de dahil,” değerlendirmesinde bulundu.
Haberde, Trump yönetiminin geçtiğimiz yıl Arjantin’e seçimler öncesinde 20 milyar dolarlık likidite desteği sağlaması örnek gösterilerek, dolar erişiminin zaman zaman siyasi unsurlarla ilişkilendirildiğine dikkat çekildi.
Güney Kore’nin de İran savaşı sonrası enerji şoklarına karşı ABD’den benzer destek talep ettiği belirtildi.
Öte yandan bazı uzmanlar, Warsh’ın Fed içindeki tecrübesi nedeniyle radikal değişiklikler yapmasının düşük ihtimal olduğunu düşünüyor.
2008 küresel finans krizinde Fed’de görev yapan Warsh’ın sistemin kırılganlıklarını iyi bildiği ve swap hatlarını tamamen kaldırmasının beklenmediği ifade ediliyor.
Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem ise Warsh ile geçmişte birlikte çalıştığını belirterek, “Fed’in kurumsal kültürünün geçmişte olduğu gibi devam edeceğine inanıyorum,” dedi.
Bununla birlikte uzmanlar, Fed’in küresel rolünde yaşanabilecek en küçük belirsizliğin bile dolar piyasalarında stres yaratabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle yaklaşık 30 trilyon dolarlık EUR/USD piyasasının büyüklüğü düşünüldüğünde, kriz anlarında Fed’in sağladığı dolar likiditesinin yerini doldurabilecek alternatif bir sistemin bulunmadığı belirtiliyor.
Ayrıca bazı analistler, Warsh’ın Trump’ın beklentilerine paralel şekilde daha güvercin faiz politikaları izlerken, aynı anda Fed bilançosunu küçültmeye yönelik daha şahin adımlar atabileceğini öngörüyor.
Böyle bir senaryonun ise küresel tahvil faizlerini yükselterek özellikle Japonya ve Avrupa ekonomileri üzerinde baskı yaratabileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre Euro uzun vadede dolara alternatif olma potansiyeline sahip olsa da Avrupa finans sisteminin mevcut yapısı henüz bu rolü üstlenecek kadar güçlü görülmüyor. Bu nedenle Fed’in küresel dolar sistemindeki merkezi konumunun yakın vadede değişmesi beklenmiyor.
mugisnot.com